Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Avrupa Birliği’nin otomotiv politikası üzerindeki anlaşmazlıkları aşmaya dönük bir uzlaşmaya vardığı bildirildi. İki liderin anlaşmayı 15 Ekim’de Brüksel’de yapılacak AB liderler zirvesinden önce duyurması bekleniyor.
2035 için emisyon hedefinde daha büyük indirim gündemde
AB’nin mevcut düzenlemesi, 2035’ten itibaren yeni otomobillerin CO₂ emisyonlarının 2021 seviyesine kıyasla yüzde 100 azaltılmasını öngörüyor. Avrupa Komisyonu, otomotiv sektöründen ve Almanya ile İtalya gibi ülkelerden gelen baskılar sonrasında geçen yıl hedefi yüzde 90’a indirmeyi önermişti.
Komisyonun önerisi, belirli koşullarda şarj edilebilir hibritlerin, menzil uzatıcıya sahip araçların ve geleneksel içten yanmalı motorlu otomobillerin 2035 sonrasında da satılabilmesine imkân tanıyor. Kalan emisyonların AB’de üretilen düşük karbonlu çelik kullanımı ya da e-yakıt ve biyoyakıtlarla telafi edilmesi öngörülüyor.
Handelsblatt’ın haberine göre Berlin ve Paris, emisyon azaltma hedefinin yüzde 90 yerine yüzde 80 olmasını ve bu ilave esnekliğin ek bir telafi koşuluna bağlanmamasını talep ediyor. Böyle bir düzenleme, üreticilerin Komisyonun mevcut önerisine kıyasla daha fazla içten yanmalı motorlu araç satmasına olanak sağlayabilir.
2030 hedefi için daha uzun süre isteniyor
İki ülkenin uzlaşma arayışı 2035 hedefiyle sınırlı değil. Komisyon önerisi, otomobil filolarının 2030’a kadar 2021 seviyesine göre CO₂ emisyonlarını yüzde 55 azaltması için 2030’dan 2032’ye uzanan üç yıllık bir dönem öngörüyor. Almanya ve Fransa ise aynı hedefe ulaşılması için üreticilere beş yıl tanınmasını istiyor.
Sektör temsilcileri, daha uzun bir uyum takviminin şirketlerin emisyon hedeflerini tutturamamaları halinde karşılaşabilecekleri yüksek para cezalarından kaçınmalarını kolaylaştırabileceğini belirtiyor.
Uzlaşmanın arkasında “Buy European” talebi var
Almanya, Volkswagen, BMW ve Mercedes-Benz gibi üreticilerin bulunduğu otomotiv sektörünün Çinli markalarla rekabet ve ABD tarifeleri karşısında daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu savunuyor. Berlin, şirketlere daha geniş hareket alanı verilmesini isterken kamu destekleri ve ihalelerde Avrupa üretimini önceleyen katı kurallara karşı çıkıyordu.
Fransa ise kamu sübvansiyonları ve ihalelerde AB’de üretilen ürünlere öncelik verilmesini sağlayacak “Buy European” kurallarını destekliyordu. Handelsblatt’ın üç isimsiz kaynağa dayandırdığı habere göre Almanya, Fransa’nın bu talebini desteklemeyi kabul ederken Paris de otomobillerde emisyon kurallarının gevşetilmesine yönelik tutumunu değiştirmeye hazırlanıyor.
Fransa daha önce İsveç, İspanya, Danimarka, Lüksemburg, Hollanda ve Portekiz’le birlikte Komisyon önerisinin ötesinde bir gevşemeye karşı çıkan ülkeler arasında yer almıştı. Paris’in bu gruptan ayrılması, daha esnek kuralları savunanların AB üyesi ülkeler arasında gerekli çoğunluğu elde etmesini kolaylaştırabilir.
Gevşeme elektrikli otomobillere geçişi yavaşlatabilir
AB, ulaşım sektörünün yüksek emisyonlarını azaltmak ve 2050’ye kadar iklim nötrlüğüne ulaşmak amacıyla 2035 hedefini 2023’te kabul etti. Kuralların esnetilmesi, elektrikli otomobillere geçişin hızını düşürebilir.
Temiz ulaşım kuruluşu Transport & Environment (T&E), Komisyonun mevcut önerisinin bile 2035’te yeni otomobil satışlarında tamamen elektrikli araçların payını yaklaşık yüzde 85’e indirebileceği uyarısında bulunuyor. Kuruluşa göre öneri yürürlüğe girerse 2025-2050 dönemindeki otomobil kaynaklı CO₂ emisyonları, mevcut kuralların uygulanmasına kıyasla yaklaşık yüzde 10 daha yüksek olabilir.