Eski CIA Başkanı ve emekli ABD’li Orgeneral David Petraeus, yapay zekâ sistemlerinin 2030’a kadar savaş alanındaki sensörleri ve silahları insan müdahalesi olmadan ya da sınırlı denetimle yönetebileceğini öngörüyor. Bu senaryoda tekil insansız araçların yanı sıra, çok sayıda makineyi koordine eden otonom komuta ağlarının da ordularda rol alması bekleniyor.
![]()
Petraeus’un değerlendirmesi, yapay zekânın askerî kullanımının veri analizinin ötesine geçerek sahadaki karar ve komuta süreçlerine uzanabileceğine işaret ediyor. Öngörülen yapıda yazılımlar, sensörlerden gelen verileri değerlendirip silah sistemlerini yönlendirebilecek.
![]()
![]()
![]()
Bu yaklaşım, bağımsız çalışan tek bir insansız aracın kontrolünden farklı olarak, birbiriyle bağlantılı makinelerin eş güdüm içinde yönetilmesini öngörüyor. Böylece otonom komuta zincirleri ve yapay zekâ destekli kurmay sistemleri yeni bir savaş doktrininin parçası hâline gelebilir.
![]()
![]()
![]()
Petraeus yapay zekâ sistemlerini “subaylara” benzetti
![]()
Forecast2050 podcast’inde konuşan Petraeus, birkaç yıl içinde mevcut otonom sistemleri bir araya getiren daha üst düzey otonom yapıların ortaya çıkabileceğini söyledi. Gelecekte taktik kararları biçimlendirecek yazılımları “asla uyumayan, yemek yemeyen ve mola vermeyen yapay zekâ subayları” diye tanımladı.
Petraeus’un tarif ettiği sistemde otonom sensörler sahadan gerçek zamanlı veri toplayarak bu bilgileri merkezi bir komuta ağına aktaracak. Ağ, silah sistemlerini insan müdahalesi olmaksızın veya sınırlı insan denetimi altında hedeflere yönlendirebilecek.
Bu teknolojinin yalnızca tek bir İHA’yı kontrol etmekle kalmayıp takım ya da tabur ölçeğindeki makine gruplarını koordine etmesi de öngörülüyor. Petraeus, sistemlerin kendi verilerinden yararlanarak sürekli gelişmesini sağlayan özyinelemeli öğrenmenin bu dönüşümü hızlandırabileceğini belirtti.
Ukrayna’da kullanımın 2026 sonuna kadar artması bekleniyor
![]()
Petraeus, otonom insansız sistemlerin sahadaki kullanımının 2026 yılı sonuna kadar özellikle Ukrayna’da ivme kazanacağını düşünüyor. Pilot ihtiyacının azalmasıyla orduların personel sayılarını artırmadan daha fazla hava aracını sahaya çıkarabileceğini ifade ediyor.
ABD ordusunun resmî yaklaşımında ise silahların ateşlenmesine ilişkin nihai kararın insan denetiminde kalması ilkesi korunuyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper, yapay zekânın büyük miktardaki veriyi taramak ve analiz etmek için kullanıldığını kabul ediyor; ancak bir hedefin vurulup vurulmayacağına ve ateşin ne zaman açılacağına insanların karar vereceğini söylüyor.
Petraeus, otonom harp anlayışına geçişin ordularda kapsamlı kurumsal değişiklikler gerektirdiğini de belirtiyor. Daha merkezî savunma yapısı ve insansız sistemlere yönelik bütçe odağı nedeniyle İngiltere’nin dönüşüme öncülük edebileceğini savunurken, ABD’nin gerekli kurumsal adımları atmakta geride kaldığını öne sürüyor. Bu gelişmeler, orduların otonom sistemlere hangi ölçüde yetki vereceği sorusunu da gündeme getiriyor.