Bir dönem telefon görüşmesini bitirmek için ekrandaki simgeye değil, cihazın kapağına uzanmak yeterliydi. 1990’ların sonlarından 2000’li yılların ortalarına dek kapaklı cep telefonları, farklı tasarımları ve pratik kullanımlarıyla geniş ilgi gördü.
O yıllarda yeni telefon seçimi, bugünkü gibi işlemci gücü ya da kamera çözünürlüğü etrafında şekillenmiyordu. Renkli ekran, titreşim, kişiye özel zil sesi ve birkaç fotoğraf çekebilen kamera gibi özellikler önemli yenilikler arasında sayılıyordu. Üreticiler de cihazları küçültmek ve özgün tasarımlar sunmak için çalışıyordu.
Kapaklı telefonların tasarım anlayışı
Katlanabilir ekranlı akıllı telefonlarla kapaklı tasarım yeniden gündeme gelse de iki yaklaşım aynı değildi. Eski modellerde ekran katlanmıyor; menteşeli gövde, telefonu kapalıyken daha kompakt hale getiriyor veya tuş takımını koruyordu.
Değişimi anlatan dört model
Bu dönemde çok sayıda kapaklı telefon piyasaya çıktı. Bunların arasından öne çıkan dört model, cep telefonlarının tasarım ve kullanım anlayışında geçirdiği dönüşümü anlamak açısından dikkat çekiyor.