Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerinde tutma hedefinin mevcut koşullarda gerçekçi olmadığını bildirdi. Yeni yaklaşım, aşımın süresini ve büyüklüğünü azaltarak sıcaklıkları mümkün olan en kısa sürede yeniden bu sınırın altına indirmeyi amaçlıyor.
Mevcut politikalarla sıcaklık artışı 2,8 dereceye çıkabilir
2015’te imzalanan Paris Anlaşması’ndan bu yana ülkelerin emisyonları azaltma konusunda yeterli ilerleme kaydedememesi, iklim hedeflerine ulaşmayı zorlaştırdı. ABD’nin anlaşmadan ikinci kez çekilmesi de uluslararası iklim çabalarını güçleştiren gelişmeler arasında yer alıyor.
UNEP’in hesaplamalarına göre politikalar değişmediği takdirde küresel sıcaklıklar yüzyıl sonuna kadar 2,8 derece artabilir. Ülkeler mevcut iklim taahhütlerini yerine getirse bile artışın 2,6 derece olması bekleniyor. Açıklanmış net sıfır hedeflerinin tümünün hayata geçirilmesi hâlinde ise artış 2,1 dereceye kadar düşebilir.
2024 ve 2025’te küresel emisyonlar genel olarak sabit kalırken fosil yakıtlardan kaynaklanan salımlar artmayı sürdürdü. Bu durum, iklim hedeflerine ulaşmanın önündeki sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.
Hedef, ısınmayı yeniden 1,5 derecenin altına çekmek
UNEP, 1,5 derece eşiğinin aşılmasının etkilerinin yalnızca sıcaklık artışıyla sınırlı olmadığına dikkat çekiyor. Bu sınırın üzerinde geçen her yıl; buz tabakaları, donmuş topraklarda tutulan karbon, okyanus akıntıları ve mercan ekosistemleri için kalıcı hasar riskini artırıyor.
Yeni senaryoda ısınmanın en fazla 1,8 dereceye ulaşması ve yüzyılın sonuna kadar yeniden 1,5 derecenin altına indirilmesi öngörülüyor. Bunun için atmosferden yaklaşık 320 gigaton karbondioksit uzaklaştırılması gerekiyor. Bu miktar, günümüzde yaklaşık beş yılda salınan toplam emisyona denk geliyor.
Fosil yakıtlarda kesintiler öngörülüyor
UNEP’in yol haritasına göre atmosferden karbon temizlemek tek başına yeterli değil. Elektrik üretiminde kömür kullanımının 2035’e kadar yüzde 75 azaltılması, 2040’ta ise tamamen sona erdirilmesi gerekiyor.
Aynı dönemde petrol tüketiminin yüzde 30, doğal gaz kullanımının yüzde 35 düşürülmesi hedefleniyor. Küresel sera gazı emisyonlarının da 2040’a kadar yüzde 70 azaltılması öngörülüyor.
Ülkelerin mevcut taahhütleri ise 2035’e kadar yalnızca yüzde 12 emisyon azaltımına işaret ediyor. Güneş ve rüzgâr enerjisi hızla yaygınlaşmasına rağmen küresel enerji talebindeki artış, fosil yakıtlardan uzaklaşmayı güçleştiriyor.
BM’nin yeni yaklaşımı, sıcaklık artışını sınırlamanın yanı sıra 1,5 derece eşiği aşıldıktan sonra bu seviyenin altına mümkün olan en kısa sürede dönülmesini de hedefliyor.