Otomotiv sektöründe “Made in Europe” kapsamına ilişkin taslak, İngiltere’nin sisteme dahil edilmesinin önünü açarken Türkiye’ye aynı olanağı tanımıyor. Türkiye’nin Gümrük Birliği ilişkisi, taslakta belirtilen kapsam için yeterli sayılmıyor; nihai düzenleme ise müzakereler ve onay sürecinin ardından netleşecek.
Taslak, İngiltere için kapsamı genişletiyor
Aktarılan metinde kapsam, 27 Avrupa Birliği ülkesi ile 1 Ocak 2020 itibarıyla AB iç pazarının parçası olan diğer Avrupalı ortaklar üzerinden tarif ediliyor. Bu ölçüt İngiltere’nin dahil edilmesine imkân sağlıyor.
Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği ilişkisi bu tanımla aynı statüyü oluşturmuyor. Bu nedenle Ankara’nın Avrupa’daki üretim ve tedarik zincirlerindeki yerinin korunması yönündeki talebi, mevcut uzlaşma taslağında karşılık bulmuş görünmüyor.
Ankara daha kapsayıcı bir model istiyor
Türkiye, düzenlemenin otomotiv üretimi ile yeni yatırımlar üzerinde doğurabileceği etkiler nedeniyle diplomatik temaslarını sürdürüyor. Ticaret Bakanlığı, temmuz ayında Brüksel’de yapılan görüşmelerde Türkiye’nin Avrupa otomotiv ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak “Made with Europe” adıyla daha geniş bir yaklaşımı gündeme getirmişti.
Türkiye için olası etki desteklere erişimde
“Made in Europe” yaklaşımının hedefi, belirli kamu alımları ve teşviklerde Avrupa üretimine öncelik verilmesi. Türkiye açısından gündemdeki risk, AB’ye otomobil ihracatının doğrudan yasaklanması değil; Türkiye’de üretilen araçların bu desteklerden yararlanırken daha dezavantajlı koşullarla karşılaşabilmesi.
Gümrük Birliği çerçevesinde ticaret yapılması, sanayi teşviklerine aynı şartlarda erişileceğini kendiliğinden güvence altına almıyor. Bu nedenle düzenlemenin son kapsamı, Türkiye’nin otomotiv üretimindeki rekabet gücü ve ileride yapılacak yatırımlar bakımından önem taşıyor.
2035 emisyon hedefi de görüşülüyor
Fransa ve Almanya’nın planında, otomobillerin 2035 CO2 emisyonlarının 2021 seviyesine kıyasla yüzde 90 azaltılması ve kalan fark için ek telafi zorunluluğunun kaldırılması da yer alıyor. İngiltere’nin kapsama alınması ise karşılıklılık ilkesine ve AB’nin ticari korunma önlemlerine uyum koşullarına bağlanıyor.
Başlıkların tamamı hâlâ müzakere aşamasında. Ortak planın yürürlüğe girmesi için diğer AB üyelerinin ve Avrupa Parlamentosunun da onayı gerekiyor. Türkiye bakımından nihai sonuç, süren görüşmeler ve yasama süreci sonunda belli olacak.