Tesla’nın patent başvurusu, arka difüzörde bulunan dört elektrikli fanla aracın altındaki hava akışını düzenlemeyi öngörüyor. Sistem otomobili ileri itmek yerine yere basma kuvvetini artırmayı ve sürüklemeyi azaltmayı hedefliyor.
Fanlar aracın altında düşük basınç oluşturmayı amaçlıyor
Fan destekli aerodinamik yaklaşım GMA T.50 ve McMurtry Spéirling gibi araçlarda da kullanılıyor. Tesla’nın patentinde tarif edilen düzende, otomobilin altından arka difüzöre uzanan hava kanalı bulunuyor. Araç hareket ederken alt bölümden difüzöre ulaşan hava, yükselme sırasında türbülans yaratabiliyor ve aerodinamik etkiyi sınırlayabiliyor.
Patentteki dört fanın difüzör üzerinden hava çekerek akışı daha düzenli hale getirmesi planlanıyor. Böylece aracın altında düşük basınçlı bir alan oluşturulması ve otomobilin zemine doğru çekilmesi hedefleniyor.
Tesla sistemi, yere basma kuvvetini artırıp sürüklemeyi azaltmak üzere tasarlanmış kanallı fan sistemi olarak tanımlıyor. Düzenek otomobilin yüksek voltajlı bataryasına ve kontrol sistemine bağlanıyor. Başvuruda, yere basma kuvvetini daha da yükseltmek amacıyla ikinci bir difüzör seçeneğinden de söz ediliyor.
Patent çizimleri Model S benzeri bir gövdeyi gösteriyor
Başvurudaki çizimler doğrudan Roadster’ı göstermiyor; araç gövdesi daha çok Tesla Model S’i andırıyor. Bu nedenle sistemin yeni spor otomobil için geliştirildiği söylenemiyor.
Öte yandan Tesla’nın yeni Roadster’ı 15 Ekim’de tanıtmayı planladığı belirtiliyor. Şirketin CEO’su Elon Musk, aracın 0-60 mil/saat (0-96 km/s) hızlanmasını bir saniyenin altına indirmeyi hedeflediğini açıklamıştı. Bu performans düzeyinde lastiklerin aktarabildiği çekişin yanı sıra yüksek hızdaki aerodinamik kararlılık da önem taşıyor.
Üretime geçip geçmeyeceği belli değil
Elektrikli otomobillerin yüksek ağırlığı ve elektrik motorlarının gücünün hassas biçimde yönetilebilmesi güçlü çekiş sağlayabiliyor. Fan destekli aerodinamik sistem, özellikle yüksek hızlarda aracın zemine daha sıkı tutunmasına ve viraj performansına katkıda bulunabilir. Patentte sürüklemenin azaltılması da hedefleniyor; bu özellik performans otomobilinde hız ve verimlilik bakımından avantaj sağlayabilir.
Ancak patent başvurusu, teknolojinin seri üretime gireceğini kesinleştirmiyor. Tesla’nın sistemi hangi araçta kullanacağı, hangi koşullarda uygulayacağı ya da üretime geçirip geçirmeyeceği şu aşamada bilinmiyor.