Google ve Beth Israel Deaconess Medical Center araştırmacılarının geliştirdiği AMIE sağlık sohbet sistemiyle ilgili klinik uygulanabilirlik çalışması The Lancet’te yayımlandı. Araştırmada, 98 hastanın randevu öncesi görüşmeleri doktorların gözetiminde yürütüldü. Bulgular insan denetimi altında yapılan bir denemeyi yansıtıyor; sistemin klinik etkisini değerlendirmek için daha geniş çalışmalara ihtiyaç olduğu da vurgulanıyor.
114 kişi katıldı, 98’i süreci tamamladı
Nisan-Kasım 2025 döneminde yürütülen araştırmaya 114 kişi katıldı; bunların 98’i hem AMIE ile görüşmeyi hem de doktor randevusunu tamamladı. İngilizce konuşan yetişkinler, tek bir sağlık şikâyeti için planladıkları birinci basamak acil randevusundan en fazla beş gün önce sistemle yazılı sohbet etti.
Araştırma ekibi, görüşmelerin dökümlerini ve özetlerini muayeneyi yapacak doktorlara önceden iletti. Tüm sohbetler güvenlik denetimine alındı. Gözetmenler, belirlenmiş güvenlik ölçütleri doğrultusunda hiçbir görüşmeyi sonlandırmak zorunda kalmadı. Ancak bu sonuç sistemin hatasız olduğu anlamına gelmiyor: Araştırmacılar bir yanlış üretim örneği kaydetti ve beş ayrı görüşmede AMIE’ye ek klinik bilgi sağladı.
Yararlılık değerlendirmesi 44 vakaya dayanıyor
Toplam 98 vakanın 60’ında doktorlar görüşme sonrasında anket doldurdu. Bu doktorlar, 44 vakada AMIE dökümünü muayeneden önce incelemişti. Bu 44 vakanın 33’ünde sistemin hazırlık açısından yararlı olduğu belirtildi; 25 vakada ise AMIE’nin doktorun yaklaşımını değiştirmiş olabileceği ifade edildi.
Bu nedenle duyuruda yer alan yüzde 75’lik yararlılık oranı, 98 hastanın tamamına değil, görüşme dökümünü önceden inceleyen doktorların değerlendirdiği 44 vakaya karşılık geliyor.
Son tanı, yedi olasılık içinde vakaların yüzde 90’ında yer aldı
Son tanılar, doktor ziyaretinden sekiz hafta sonra hasta dosyalarının incelenmesiyle belirlendi. AMIE’nin ürettiği en fazla yedi olası tanı arasında son tanı, vakaların yüzde 90’ında bulundu. Eşleşme ilk üç olasılıkla sınırlandırıldığında oran yüzde 75’e, sistemin ilk sıraya koyduğu tanı esas alındığında ise yüzde 56’ya indi.
Araştırmada AMIE’nin elektronik sağlık kayıtlarına erişmediği, fiziksel muayene yapmadığı ve yalnızca yazılı sohbet üzerinden çalıştığı belirtildi. Hasta yönetimi planlarının uygulanabilirliği ve maliyeti konusunda doktorlar, sistemden daha iyi değerlendirmeler aldı.
Araştırmacılar daha geniş denemelerin gerekliliğine dikkat çekiyor
Çalışma tek merkezli bir uygulanabilirlik araştırması olarak tasarlandı; farklı bir hasta grubuyla kontrollü karşılaştırma yapan bir etkinlik denemesi değil. Bu nedenle sonuçlar, AMIE’nin mevcut muayene akışından daha başarılı olduğunu veya doktor bekleme sürelerini azalttığını kanıtlamıyor. Alphabet’in finanse ettiği araştırma, insan gözetimi altında görüşme kalitesini ve hastaların kabulünü değerlendirdi.
Google, hastaların doğrudan kullanacağı yapay zekâ sistemlerinin daha geniş ölçekte değerlendirilmesi için büyük klinik denemelere ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor. Bu çalışmada AMIE, doktor görüşmesinden önce bilgi toplamaya yönelik, hekim gözetiminin korunduğu bir sistem olarak incelendi.